İslami Direniş Hareketi Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları bugün akşam saatlerinde sosyal medya ağları üzerinden yayınladığı bir videoda askeri kanadın sözcüsü ve diğer üst düzey isimlerin ölümünü teyit etti.
Ebu Ubeyde’nin bağladığı şekilde kırmızı maske kullanan yeni sözcü, yaklaşık 20 dakikalık bir açıklama yaptı. Açıklamada Ebu Ubeyde’nin gerçek ismi olan Huzeyfe el Kehlut da kamuoyuna ilan edildi.
İsrail ordusu Ağustos ayının son günlerinde yaptığı bir açıklamada Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki şehir merkezinde bir apartman dairesine yönelik saldırıda Ebu Ubeyde’nin hedef alındığını ileri sürmüştü. Söz konusu açılama ilerleyen günlerde yerel kaynaklar tarafından doğrulanmış olsa da son söz olarak Hamas’ın yapacağı açıklama beklendi.
Benim kendi kaynaklarım da Ebu Ubeyde’nin hedef alındığı belirtilen apartman dairesinden kurtulan olmadığını ifade etmekteydi. Ancak yine de resmi doğrulama için beklemek gerekiyordu. Bu arada İsrail ordu kaynakları da saldırının “başarılı” olduğunu ifade etse de Ebu Ubeyde’nin akıbetiyle ilgili araştırmaların sürdüğünü belirtti.
10 Ekim’de Hamas ile İsrail arasında ABD ve garantör ülkelerin arabuluculuğunda yürürlüğe giren ateşkes sonrası dönemde Hamas’ın Ebu Ubeyde ile ilgili bir açıklamada bulunabileceğini ifade etmiştim. Maalesef çok fazla duygusal düşünen hatrı sayılır bir kesim haberin doğru olabileceği ihtimalini dahi düşünmek istemiyordu o yüzden Ebu Ubeyde ile ilgili yazdığım bazı şeylere itirazlar da geldi.
Bunlardan biri de İsrail tarafından yayınlanan şu kareydi:

Söz konusu fotoğraf karesini, “İsrail ordu kaynakları tarafından servis edilen bir fotoğrafta Muhammed Deyf ile birlikte üst düzey Kassam yetkilileri görülüyor. Deyf’in hemen yanındaki kişinin ise Ebu Ubeyde olduğu belirtiliyor.” notuyla paylaşmıştım.
Yine bu paylaşımı alıntıladığım bir diğer paylaşımda, “İsrail tarafından yayınlanan görüntünün blurlu hali, Ocak 2025’te Al Jazeera tarafından yayınlanan bir belgeselde yer alıyor. Kare aynı sadece yüzler açık. İsrail ya yüzleri özel bir teknikle açtı. Ya da kayıtların orijinalini bir şekilde ele geçirdi.” ifadelerini kullanmıştım.

Kassam Tugayları tarafından Ebu Ubeyde’nin haberinin ardından servis edilen fotoğrafta ise söz konusu kişinin gerçekten Ebu Ubeyde olduğu anlaşılabiliyor:

Ebu Ubeyde’nin ölüm haberiyle ilgili Kassam Tugayları tarafından yapılan açıklamanın Türkçe metni:
(Tercüme Kassam Tugayları tarafından yayınlanmıştır)
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. O, mümin kullarını aziz kılan; kâfirleri, zalimleri ve suçluları —bir süre sonra da olsa— zelil edendir.
Allah’a buyurmuştur:
“Hatırlayın ki siz yeryüzünde sayıca az ve zayıf idiniz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. O sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve size temiz rızıklar verdi ki şükredesiniz.”
Yine O, yüce kitabında buyurur:
“Müminler arasında Allah’a verdikleri söze sadakat gösteren erler vardır. Onlardan kimi adağını yerine getirip şehit oldu, kimi de beklemektedir. Onlar asla sözlerini değiştirmediler.”
Salât ve selâm; Allah yolunda hakkıyla cihad eden, Allah uğrunda eziyet görüp sabreden, sonunda Rabbinden zafer ve izzet bulan mücahid şehid Nebimiz üzerine olsun.
Bundan sonra,
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Size; izzetin ve onurun toprağından, cihadın, şehadetin, temizlik ve vakar diyarından sesleniyoruz. İzzetli Gazze’ye mensubiyetimizle iftihar ediyor; sabırlı, hesaplarını Allah’a bırakan büyük mücahidleriyle gurur duyuyoruz. Onlar peygamberlerin varisleri, Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem) torunlarıdır.
Ey insanların en şereflileri, ey insanların en yüceleri, ey Allah’ın kulları arasından seçtiği seçkinleri!
Ey sözlerinde duran ve asla değiştirmeyen sadıklar!
Sabrettiğiniz için size selâm olsun; ne güzel bir akıbet bu!
Gazze’ye selâm olsun: toprağına, suyuna, göğüne ve havasına…
Erkeklerine, kadınlarına, çocuklarına selâm olsun…
Direnişçilerine ve kahramanlarına selâm olsun…
Kayıp, esaret, yaralar ve göç acılarına katlandığınız için size selâm olsun…
Bugün yokluğun sıkıntısını ve kışın soğuğunu yaşarken de size selâm olsun…
Yıpranmış çadırlarınıza, çatlamış evlerinize, yorgun bedenlerinize selâm olsun.
Ama bilin ki ruhunuz, imanınız, azminiz ve Allah’a olan yakinî inancınız; sizi düşürmek isteyen tüm düşmanların ve komplocuların tahayyül edebileceğinden çok daha güçlüdür. Allah’ın izniyle onlar buna asla güç yetiremeyeceklerdir.
Siz, izzetin kendisisiniz ve şanlı tarihin başlangıcısınız.
Ne büyük bir onur ve ne yüce bir şereftir ki; mücahidlerin kanı, ailelerinin kanıyla iç içe akmış; komutanlar ve aileleri fedakârların safında yer almıştır.
Biz sizdeniz, siz de bizdensiniz.
Allah’ın çağrısına icabet ederek, O’nun katındakine talip olarak, rızayla en değerli varlıklarımızı birlikte sunduk.
Biz yakînen biliyoruz ki Allah amellerimizi eksiltmez, bu tertemiz kanlar O’nun katında asla zayi olmaz.
Rabbinize güvenin; zalimlerin başına mutlaka dönecektir bu çark, isterse bir süre sonra olsun:
“Zalimlerin yaptıklarından Allah’ı gafil sanma.”
Halkımızın evlatları!
Gazze’de, Kudüs’te, Batı Şeria’da, işgal altındaki topraklarda ve diasporada bulunan tüm kardeşlerimiz!
Uzatılmış büyük ümmetimizin evlatları!
Ey dünyanın özgür insanları!
Bugün size; halkımızın bağrından çıkan, işgalin ateşkesi bozup geçtiği Mart ayında yeniden başlattığı suç dolu savaştan sonra şehadete yürüyen, mücahid kahramanlardan oluşan yüce bir topluluğu büyük bir onurla duyuruyoruz.
Onlar; uzun bir şehidler kervanına katıldılar.
Özellikle, savaş meydanlarında ve komuta merkezlerinde görev başında şehadete ulaşan Kassam’ın seçkin komutanlarını anıyoruz.
Bunların başında; Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanı, büyük komutan, mücahid şehid Muhammed Sinvar (Ebu İbrahim) gelmektedir.
O, büyük şehid Ebu Halid ed-Dayf’ın ardından son derece zorlu bir dönemde Kassam’ı yönetti.
Aksa Tufanı sırasında Operasyonlar Birimi Komutanı olarak, 7 Ekim destansı operasyonunun planlanması ve icrasında kilit rol üstlendi; savunma planlarının tüm ayrıntılarını yönetti.
Onun cihad yolculuğu onlarca yıl önce başladı; kutsal intikamdan bozguna uğratılan hayallere, Han Yunus Tugayı komutanlığından Kassam’daki en üst liderlik görevlerine uzandı ve izzetli cephelerde şehadetle taçlandı.
Ayrıca; Kassam Tugayları Refah Tugayı Komutanı Muhammed Şebane (Ebu Enes)’i de anıyoruz.
O, Ebu İbrahim Sinvar ve diğer komutan kardeşleriyle birlikte şehadete yürüdü.
Güneyin tanıdığı bir kahramandı; özel operasyonlardan esir alma eylemlerine, Aksa Tufanı’ndaki büyük başarılara kadar unutulmaz izler bıraktı.
Yine büyük komutan Hikmet el-İyasi (Ebu Ammar)…
Mücahid, muhacir, mütevazı ve Rabbanî bir liderdi.
Filistin cihadının emanetini omuzlayarak Lübnan’dan Suriye’ye birçok coğrafyada bulundu; nihayet Gazze’ye yerleşti.
Eğitim, askeri akademiler ve silah birimleri dahil pek çok stratejik görev üstlendi.
Ve son olarak; Kassam’ın imalat birimi komutanı, önceki operasyonlar komutanı Şeyh Raid Sa’d (Ebu Muaz)…
Cihadın ilk günlerinden itibaren sahadaydı.
Gazze’nin ilk tugay komutanıydı; askeri üretim sistemini yönetti.
Kassam’ın silahları, Filistinli mücahidlerin abdestli elleriyle; mermiden füzeye, bottan insansız hava aracına kadar onun öncülüğünde üretildi ve 7 Ekim’de belirleyici rol oynadı.
Ve bugün; bu makamın sahibi olan, sesiyle ümmete seslenen, milyonların sevdiği, kırmızı kefiyesiyle özgürlüğün sembolü haline gelen, Kassam’ın sözcüsü büyük şehidi anıyoruz:
Ebu Ubeyde…
Gerçek adıyla; Huzeyfe Samir Abdullah el-Kahlut (Ebu İbrahim)…
Yirmi yıl boyunca düşmanları kahreden, müminlerin yüreğini ferahlatan bu büyük komutan; Kassam medyasını eşsiz bir ustalıkla yönetti, Aksa Tufanı’nı dünyaya en şerefli haliyle duyurdu.
O şehadete yürüdü; bize ise onun adı ve mirası kaldı.
Şehidlerimizin kanı; ümmet için bir delil, bir çağrıdır.
Bu bayrak düşmeyecek; ya zafer ya şehadet!
Ve biz Kassam Tugayları olarak şunu vurguluyoruz:
7 Ekim; zulme karşı bir haykırıştı.
Ateşkes; halkımızın direnişinin sonucudur.
İşgal sürdüğü sürece silahımızı bırakmayacağız.
Aksa’ya, Batı Şeria’ya, esirlere yönelik saldırılar sürmektedir.
Gazze hâlâ yardıma muhtaçtır.
Sessiz kalanlar bilsin ki sıra onlara da gelecektir.
Ey Gazze’nin yüce halkı!
Ey sabrın dağları!
Biz sizin evlatlarınızız.
Söz veriyoruz: sadık kalacağız, yaraları birlikte saracağız, yıkılanı birlikte inşa edeceğiz.
Allah katında mükâfatınız zayi olmayacaktır.
“Şüphesiz Allah, işinde galiptir; fakat insanların çoğu bilmez.”
Bu bir cihaddır:
Ya zafer, ya şehadet.
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”
Yazının bundan sonraki kısmı daha önce Mepa News’te yayınlanan Ebu Ubeyde kimdir? başlıklı içerikten alıntıdır.
Ebu Ubeyde kimdir ve nerede doğdu?
Ebu Ubeyde’nin erken dönem yaşamına ilişkin ayrıntılar sınırlı.
2005 yılında bir muhabire ailesinin 1948 yılında Siyonist milisler tarafından tarihi Filistin topraklarından zorla sürüldüğünü ve Gazze Şeridi’nde adını vermediği bir köye geldiklerini söyledi. Aynı röportaj sırasında 20’li yaşlarının başında olduğunu ima etti ki bu da 1980’lerin başında ya da ortasında doğduğunu gösteriyor.
Hamas Ebu Ubeyde’nin adını, yüzünü ve kişisel bilgilerini hiçbir zaman açıklamadı.
Gruptaki kaynaklar 2014 yılında Ebu Ubeyde’nin gerçek kimliğini sadece birkaç kişinin bildiğini söylemişti: Ebu Ubeyde, 2000-2005 yılları arasında süren İkinci Filistin İntifadası sırasında ilk ortaya çıkışından bu yana kullandığı takma bir isim.
İsmi muhtemelen İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in yakın yol arkadaşı ve meşhur bir Müslüman komutan olan Ebu Ubeyde bin Cerrah’tan esinlenilerek verilmiş.
Ebu Ubeyde’nin Hamas’taki rolü nedir?
Ebu Ubeyde’nin El Kassam Tugayları’nın sözcüsü olarak bilinen ilk çıkışı 2004 yılında oldu. O yılın Ekim ayında İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yönelik kara saldırısı sırasında savaş alanındaki gelişmeleri aktarmak üzere bir basın toplantısı düzenledi.
O zamandan beri askeri sözcü olarak hareket etmeye devam etti, medyaya röportajlar verdi ve Hamas’ın web sitesi ve diğer çevrimiçi platformlar aracılığıyla önceden kaydedilmiş konuşmalar yayınladı.
Bu haliyle Ebu Ubeyde, Hamas’ın 2004 yılında resmi olarak kurulan medya ofisinin bir parçası olan askeri sözcülük rolünü üstlenen ilk ve tek isim.
Medyada görünmesi genellikle İsrail ile askeri çatışmalarla bağlantılı, savaş zamanı dışında nadiren konuşuyor.
Ebu Ubeyde ne diyor?
Ebu Ubeyde’nin ana görevlerinden biri grubun askeri başarılarını duyurmak olmuştur.
İlk önemli çıkışı 2006 yılında İsrailli asker Gilad Şalit’in yakalandığını duyurmasıyla gerçekleşti.
Ayrıca 2014’te İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sırasında bir başka askerin, Şaul Aron’un yakalandığını ilk duyuran kişi oldu ve kaydedilen bir videoda kimlik kartı numarasını açıkladı.
İsrailli yetkililer ilk başta Aron’un kaçırıldığını inkar etmiş, daha sonra ise onun Hamas tarafından öldürüldüğünü ve cesedinin örgütün elinde olduğunu söylemişti.
Ebu Ubeyde, “Düşman, kimlik numarası 6092065 olan asker Şaul Aron’un kaybolduğunu nasıl saklıyor?” dedi. “Bu asker şu anda Hamas’ın elinde bir tutsak.”
Yine 2014 savaşı sırasında Ebu Ubeyde, El Kassam Tugayları’nın genel komutanı Muhammed ed Deyf’in, akıbeti hakkında medyada çıkan birçok spekülasyonun ardından, İsrail’in suikast girişiminden kurtulduğunu duyurdu.
Zaman zaman savaş zamanı dışında da açıklamalar yaptı. 2022 yılında İsrail hapishanesinden kaçan altı Filistinli mahkumun yeniden tutuklanmasını yorumladı. Hamas’ın İsrail ile gelecekte yapılacak bir esir takası anlaşması sırasında altı mahkumu da serbest bırakacağına dair söz verdi.
“Kassam Tugayları açıkça diyor ki… ‘özgürlük tüneli [kaçış]’ kahramanları bu kez yeraltından kurtulduysa, biz de onlara ve özgür mahkumlarımıza yakında, Allah’ın izniyle, yer üstünden kurtulacaklarının sözünü veriyoruz.”
Ebu Ubeyde 7 Ekim’de nasıl bir rol oynadı?
Ebu Ubeyde’nin en önemli konuşmalarından bazıları Hamas’ın 7 Ekim saldırısı ve ardından İsrail’in Gazze’ye açtığı savaş sonrasında geldi.
Saldırılar başladıktan iki gün sonra yaptığı bir konuşmada, İsrail’in masum sivillerin yaşadığı bir konutu bombalaması halinde bir İsrailli esirin idam edileceği uyarısında bulundu. Ancak bu tehdit hiçbir zaman yerine getirilmedi.
Günler sonra yaptığı bir başka konuşmada 7 Ekim saldırısının planlanmasına 2021 yılında, o yıl Mayıs ayında yaşanan 11 günlük savaşın ardından başlandığını söyledi.
Grubun yaklaşık 4.500 üyesinin operasyonun yürütülmesinde yer aldığını ve bunların 3.000’inin sahada görev yaptıklarını söyledi.
Ebu Ubeyde “Aksa Tufanı Operasyonu” olarak adlandırılan saldırının hedeflerini de detaylandırdı. Ana hedefin İsrail ordusunun Güney Komutanlığı’nın bir parçası olan “Gazze Tümeni “ni yok etmek olduğunu söyledi.
Ebu Ubeyde’ye göre diğer hedefler arasında tümene bağlı askeri mevziler ve Gazze Şeridi’ni çevreleyen 22 yerleşim biriminin içi de vardı.
Konuşmasında “[Operasyonun] stratejik aldatmacası, askeri planlaması ve göz kamaştırıcı uygulaması düşmanı şok etti” dedi.
“Düşman ciddi bir stratejik başarısızlığa uğradığını biliyor… Bu büyük ve eşi benzeri görülmemiş başarısızlığın ardından şimdi masum sivillere karşı en korkunç suçları işliyorlar.”
En ünlü konuşmalarından birini 28 Ekim’de yapmış ve Arap liderleri Gazze’ye insani yardım ulaştırmadaki yetersizlikleri nedeniyle eleştirmişti.
Filistinlilerin Arap yöneticilerden Gazze’ye askeri müdahalede bulunmalarını istemeleri konusunda “Allah korusun” dedi.
“Allah korusun” ifadesi daha sonra Araplar tarafından, devletlerinin İsrail saldırılarına karşı müdahale etmedeki isteksizliğine atıfta bulunmak için yaygın olarak kullanılan bir slogan haline geldi.
Ebu Ubeyde neden yüzünü kırmızı bir kefiye ile örtüyor?
Ebu Ubeyde’nin her zaman askeri üniforma giymesi ve yüzünü kapatması, ona Arapça konuşulan dünyada “maskeli kişi” unvanını kazandırdı.
Ön plana çıktığından beri yüzünü her zaman kırmızı renkli ve Filistinliler arasında kefiye olarak bilinen geleneksel Arap örtüsüyle örtüyor.
Kırmızı kefiye uzun zamandır Hamas üyeleri tarafından yüz örtüsü olarak kullanılıyor. 1993 yılında İsrail güçleri tarafından öldürülen grubun ilk komutanları Yasir el-Nemruti ve İmad Akil de buna dahil.
Şu anki genel komutan Muhammed Deyf de 2005 yılında yayınlanan bilinen son medya görüntüsünde yüzünü kırmızı bir kefiye ile kapatmıştı.
Arap dünyası Ebu Ubeyde hakkında ne düşünüyor?
Filistin direnişinin sembolü olarak görülen Ebu Ubeyde, Hamas’ın yaygın desteğe sahip olduğu Arapça konuşulan dünyada kahraman benzeri bir statü kazandı. Ateşli ve etkili konuşmaları, kendinden emin tonu ve gizli kimliği popülaritesini arttırdı.
Sözleri genellikle Hamas’ın İsrail hedeflerine yönelik saldırılarının video kanıtlarıyla destekleniyor, bu da güvenilirliğini ve kamuoyunun onun açıklamalarına olan güvenini artırıyor.
Bölge genelinde konuşmaları büyük bir merakla bekleniyor: Düğünler konukların onu dinleyebilmesi için yarıda kesilirken, çocuklar da konuşma boyunca ekranları başından ayrılmıyor.
Hatta bir Ebu Ubeyde konuşması, Filistin ve İran arasında oynanan bir futbol maçı sırasında Katar’ın eski lideri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani’nin dikkatini çekti. Al Sani müsabaka sırasında Ebu Ubeyde’yi izlerken kameralara yansımıştı.
Bir de “Ey Ebu Ubeyde, iraden güçlü, sözlerin mermi” gibi sözler içeren şarkılar var.
İsrail Ebu Ubeyde’ye nasıl bakıyor?
Ebu Ubeyde’nin konuşmaları ve açıklamaları İsrail kamuoyu tarafından düzenli olarak izleniyor ve kimliği spekülasyon konusu oluyor.
2014 Gazze savaşı sırasında İsrail haber sitesi Ynet “Huzeyfe Samir Abdullah el Kahlut” ismini ve Ebu Ubeyde’ye ait olduğunu iddia ettiği bir fotoğrafı yayınladı. Hamas ise bu haberi yalanladı.
Ynet, Ebu Ubeyde’nin kimliğini ifşa etme girişiminin, Hamas’ın en etkili isimlerinden biri olarak “etrafındaki etkiyi ortadan kaldırma” arzusuna işaret ettiğini söyledi.
Aynı fotoğraf ve isim Ekim 2023’te İsrail ordusunun Arapça konuşan sözcüsü Avichay Adraee tarafından tekrar yayınlandı.
“Örtünmeyi bırakmanın zamanı geldi” diyen Adraee, X’te yaptığı paylaşımda şunları söyledi: “Maske ve kefiye, sizin ve örgütünüzün aldığınız darbelerden ve kalanlarınızın karşılaşacağı kaderden saklanmanıza yardımcı olmayacak.”
Adraee, ilk kez 2014 yılında yayınlanan aynı fotoğrafı gösteren ve montajlanmış gibi görünen bir video da ekledi.
Ynet’in haberine göre, Ebu Ubeyde’nin Cebaliye’de olduğu iddia edilen evi 2008, 2012 ve 2014 yıllarında üç kez bombalandı.
Ayrıca 2013 yılında Gazze’deki İslam Üniversitesi’nden dini çalışmalar alanında yüksek lisans derecesi aldığı ve doktoraya hazırlandığı belirtiliyor.
Ebu Ubeyde hakkında İsrail medyasında yayınlanan hiçbir detay bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.
ABD Ebu Ubeyde’ye neden yaptırım uyguladı?
ABD Nisan 2024’te Ebu Ubeyde’yi Hamas’ın “enformasyın savaşı şefi” olarak adlandırarak yaptırım kararı aldı.
Hazine Bakanlığı, Ebu Ubeyde’yi “Kassam Tugayları’nın siber etki departmanını” yönetmekle suçladı ve “İranlı kurumlarla işbirliği içinde El Kassam Tugayları’nın resmi web sitesini barındırmak için İran’da sunucular ve alan adları tedarik etmekle” ilgilendiğini ekledi.
Hamas, ABD yaptırımları ve Ebu Ubeyde’nin faaliyetlerine ilişkin iddialar hakkında ise herhangi bir yorum yapmadı.

“Kassam Tugayları, Ebu Ubeyde’nin ölümünü doğruladı” için bir yanıt
Allah azze ve celle o’na merhamet etsin..
kazananlardan oldu inşaAllah.