Suriye’de son dönemde isminden oldukça sık söz ettirmeye başlayan, Rusya ve Türkiye’nin askeri güçlerine yönelik saldırılarla ön plana çıkan Ensar Ebu Bekir es-Sıddık Seriyyesi grubunun sorumluluğunu üstlendiği saldırılar bu başlık altında güncellenecektir.

Grup ilk olarak 28 Ağustos’ta Hama kırsalındaki Sellet ez-Zuhur köyü yakınlarındaki TSK üssüne yönelik bombalı araç saldırısı girişimini üstlenmişti.

Daha sonra 7 Aralık’ta İdlib’in kuzey kırsalındaki Ram Hamdan köyünde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üssüne yönelik ağır silahlı bir saldırı aynı grup tarafından üstlenildi.

31 Aralık’taysa, Türk-NATO konvoyu İdlib’in kuzeyindeki Maret Mısrin köyü yakınlarında hedef alındı” başlığıyla servis edilen açıklamada, “Ensar Ebu Bekir es-Sıddık birlikleri Çarşamba akşamı İdlib’in kuzeyindeki Maret Mısrin köyü yakınlarında, İdlib-Sarmada ana ikmal yolu üzerinde Türk-NATO ordusuna ait konvoyu el yapımı patlayıcıyla hedef aldı.” ifadeleri kullanıldı.

Grup tarafından 4 Ocak’ta servis edilen bir başka açıklamadaysa, İdlib’in kuzeyindeki Kafraya köyü yakınlarında Türk askerlerine ait bir konvoyun ağır silah saldırısıyla hedef alındığı ifade edildi.

4 Ocak’ta servis edilen bir başka açıklamada ise Ensar Ebu Bekir es-Sıddık grubu tarafından Kafraya köyü girişinde Türk askerlerine ait bir konvoyun güvenliğini sağlayan güçlere daha önceden yola yerleştirilmiş mayın ile saldırı düzenlendiği öne sürüldü. Açıklama üzerindeki tarihler incelendiğinde, son iki gün içinde iki saldırının gerçekleştirildiği anlaşılmakta.

16 Ocak tarihinde Ensar Ebu Bekir es-Sıddık grubu tarafından servis edilen açıklamada, İdlib’in kuzeyinde Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına yönelik keskin nişancı saldırısı gerçekleştirildiği öne sürüldü.

Grup tarafından dolaşıma sokulan açıklamada, “Ensar Ebu Bekir es-Sıddık grubu keskin nişancı birliği, İdlib’in kuzey kırsalındaki Batabo köyünde bulunan NATO-Türk ordusu merkezine cumartesi akşam saatlerinde termal keskin nişancı sistemleriyle saldırı gerçekleştirdi. Saldırıda 3 kişi vuruldu.” ifadeleri kullanıldı.

Ensar-Ebu-Bekir

Grup tarafından 25 Ocak akşamı dolaşıma sokulan açıklama ve saldırı görüntülerinde, İdlib’in doğu kırsalındaki Binniş kasabasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin merkez olarak kullandığı asker üsse yönelik keskin nişancı saldırısı gerçekleştirildiği, Türk askerlerinden birinin hedef alındığı öne sürüldü.

Dolaşıma sokulan açıklamada, saldırının Kefer Lusin’de “TSK zırhlısı tarafından ezilerek öldürülen” bir kişinin intikamı için düzenlendiği öne sürüldü. Saldırı anına ait olduğu belirtilen bir görüntü de Ensar Ebu Bekir es-Sıddık grubu tarafından yayınlandı.

24 Şubat Çarşamba akşamı dolaşıma sokulan açıklamada, İdlib kuzey kırsalındaki Maret Mısrin bölgesi yakınlarında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait konvoyun el yapımı patlayıcı ile hedef alındığı öne sürüldü.


13 Mart Cumartesi günü Ebu Bekir es-Sıddık grubu tarafından servis edilen açıklamada, sabah saatlerinde İdlib kent merkezi yakınlarında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir askeri konvoyun daha önceden yola yerleştirilmiş el yapımı patlayıcı düzeneğiyle hedef alındığı saldırının sorumluluğu üstlenildi.

Yapılan açıklamada saldırının, “Salkin batı kırsalında, sınır hattı yakınındaki El Medlusa köyünde Türk askerleri tarafından açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Ahmed Yasir el Abd isimli çocuğun intikamı amacıyla” düzenlendiği ifade edildi.

Aynı günün akşam saatlerinde ise gruba müzahir sosyal medya ağlarından, İdlib’de TSK konvoyuna yönelik saldırının görüntüleri servis edildi. Görüntülerde açık bir şekilde TSK konvoyunun geçişi esnasında daha önceden yolun kenarına yerleştirildiği anlaşılan el yapımı patlayıcı düzeneğinin infilak ettirildiği anlaşılıyor. Bu görüntüler aynı zamanda mezkur grubun gerçekleştirdiği saldırılarla ilgili ilk kez yayınladığı video olarak kayıtlara geçti.

Öte yandan öğle vakti gerçekleştirilen saldırıya ait görüntüler de aynı zaman dilimi içerisinde yerel kaynaklar tarafından aktarılmıştı:


15 Mart 2021: İdlib kent merkezi, Sanayi Bölgesi girişinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir araca (Yakıt tankeri olduğu da ifade ediliyor) daha önceden yola yerleştirilmiş bir el yapımı patlayıcı (EYP) düzeneğiyle saldırı gerçekleştirildi. EYP’nin aracın geçişi esnasında infilak ettirilmesi neticesinde askeri araç tahrip oldu.

Ebu Bekir es-Sıddık grubu saldırının ardından kısa bir süre sonra yayınladığı açıklamayla sorumluluğu üstlendi.

Grubun açıklamasında, “Ebu Bekir es-Sıddık birliği tarafından Pazartesi günü öğle saatlerinde İdlib kenti, sanayi bölgesi girişinde NATO-Türk ordusu konvoyu el yapımı patlayıcıyla hedef alındı. Bir nakliye aracı tahrip oldu, için kim varsa öldü.” ifadeleri yer aldı.

Saldırı bölgesinden görüntüler:

Saldırıya uğrayan askeri araç (Foto: 1)

23 Mart 2021: Ensar Ebu Bekir es-Sıddık grubu tarafından dolaşıma sokulan açıklamada, İdlib’in güney kırsalındaki Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üs noktası önünde daha önceden yola yerleştirilen bir el yapımı patlayıcının, TSK zırhlısının geçişi esnasında infilak ettirildiği öne sürüldü.

Açıklamada, TSK personelinden ölen ve yaralananların olduğu öne sürüldü. Aynı zamanda açıklamada, sadırının gerçekleştirildiği noktanın, “Türk askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden” Afife el Mastume isimli kadının öldürüldüğü noktada intikam amaçlı düzenlendiği de ifade edilmiş.

23 Mart tarihli açıklama

8 Nisan 2021: Ensar Ebu Bekir es-Sıddık grubunun açıklamasında, İdlib’in güneyindeki Cebel Zaviye bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir askeri konvoyun el yapımı patlayıcı ile hedef alındığı öne sürüldü.

Açıklamada saldırının “Afrin’de Türk askerleri tarafından hedef alınan kadınların” intikamı olduğu iddia edildi.

8 Nisan tarihli açıklama

15 Nisan 2021: Ensar Ebu Bekir es-Sıddık grubunun gece saatlerinde dolaşıma soktuğu açıklamada, Perşembe günü (15 Nisan) öğle saatlerinde İdlib kentinin soğusundaki Korniş bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait konvoyun el yapımı patlayıcıyla hedef alındığı öne sürüldü.

15 Nisan tarihli açıklama